a

Köle Ruhlar!..

Bugün  bu doyumsuzluk iklimi tüm dünyada daha da artarak büyürken, nereden nasıl geldiğine bakılmaksızın sadece ekonomik gücün itibar gördüğü, metanın her şeyin her değerin üstünde olduğu, insanlığın sadece ve sadece bu alana hizmet ettiği, bu alanı referans aldığı, neredeyse tüm dünyanın ekonomik gücü olanlara hizmet hayvanı olarak hizmet ettiği bir sürece birlikte şahitlik ediyoruz.

Yorumlamak, sorgulamak; düşünen insana özel bir ayrıcalıktır.

Zira yaratılanın en şereflisidir insanoğlu…

Çünkü insanoğlu aklı ve muhakeme gücü ile iyiyi kötüyü ayırt edebilme fıtratıyla yaratılmıştır.

Yoksa insan olarak bir hayvandan farkımız kalmaz.

Zira hayvanların şuur yani idrak gücü ve yetisi yoktur.

Hafızaları vardır ancak geleceğe dönük yorumlama yapamazlar.

Edinilmiş deneyimlenmiş, otomatik reflekslere sahiptirler.

Köle ruhlarda böyledir.

İki köle ruh vardır.

Birincisi düşünür ama sorgulayamaz.

İkincisi ise sorgular ancak düşünemez.

Bunlardan kimisi düşünmeye sorgulamaya ihtiyaç duymaz talimatların kölesi, kimisi de sorgulasa da düşünmez sadece ihtiyaçların kölesi olurlar.

Aslında iki durumda birer zavallılıktır.

Düşünmeden sorgulamadan istenileni yapanlar kodlanmış insanımsı robotlar, zombiler kısacası insanın insana kulluk ettiği yaratıklar gibidirler.

Bir kısım cemaat adı altındaki örgütlerde böyledir.

Misal cemaat adı altında örgütlenip 15 Temmuz darbe girişimi gibi kalkışmalarla ülkesine kastedebilirler.

15 Temmuz’u sözde cemaat hedeflerine kitlenen, aklı FETÖ başı ve çevresindeki bir kısım müptezele kiralanmış düşünmeyen, sorgulamayan, yığın olmaktan başka bir özelliği olmayan bir kitlenin teşebbüsü olduğunu unutmayalım.

Veya başka adlar altındaki cemaatler…

Bu iki köle ruhun en tehlikelisi bunlardır.

Zira birincisi toplumsal etki gücüne sahipken ikincisi bireysel etki gücüne sahiptir.

Bir de ikincisi olarak düşünen sorgulayan köle ruhlar vardır. Düşünen sorgulayanlar bu kesim ihtiyaçların ötesinde esiri oldukları konforun kölesidirler.

Bugün insanlık olarak bir metanın kölesi olan bir de meta gücünü elinde bulunduranların kölesi olan köle ruhlara tanıklık ediyoruz.

Meta her şeyin önüne o kadar geçmiş ki sokakta, yakın çevrede, beraber çalıştığın işyerinde hemen her yerde metanın güç yansımasını görebilirsiniz.

Tüm zamanların en büyük ver en etkili yazarlarından biri kabul edilen Lev Tolstoy’un ‘’İnsan Ne ile Yaşar?’’ romanında bu konuya yönelik güzel bir örnek vardır.

Roman, eserin baş kahramanı Pahom adlı bir köylünün maddenin getirdiği doyumsuzluk ikliminde kendi hayatına nasıl sona verdiğini anlatır.

Köylü bir adam olan Pahom, elindeki paraları kullanarak köyde arazi alır. Ancak daha fazla toprak elde etmek hırsı gün geçtikçe daha da büyür.

Bir gün bir adam, az miktarda para karşılığında daha fazla toprak veren bir yeri işaret eder. Pahom, bu yeri keşfetmek için oraya gider. Oradaki toprak sahipleri, güneş batana kadar ne kadar yürürse o kadar toprak alabileceği bir anlaşma teklif eder. Güneş battığında geri dönmezse gün boyu koşarak elde ettiği topraklar elinden gidecektir.

Pahom, hırsı nedeniyle daha fazla toprak sahibi olmak için güneş batana kadar koşar tam güneş batmaya yakın bir toprak parçası daha görür. Onun da sahibi olmak ister ancak kendini aşırı zorladığı için çatlar ve sonunda ağzından kan boşalarak ölür.

Ne yazık ki ölü bir adam olarak sonunda elde ettiği toprak miktarı, yalnızca 180 santimetredir.

Bugüne gelindiğinde büyük yazar Tolstoy’un yaşadığı zamanın koşullarına göre yazdığı bu eserinde, insanoğlunun metaya olan doyumsuzluğunu hangi zamanda olursa olsun insan var olduğu sürece değişmediğini değişmeyeceğini anlıyoruz.

Bugün  bu doyumsuzluk iklimi tüm dünyada daha da artarak büyürken, nereden nasıl geldiğine bakılmaksızın sadece ekonomik gücün itibar gördüğü, metanın her şeyin her değerin üstünde olduğu, insanlığın sadece ve sadece bu alana hizmet ettiği, bu alanı referans aldığı neredeyse tüm dünyanın, ekonomik gücü olanlara hizmet hayvanı olarak hizmet ettiği bir sürece şahitlik ediyoruz.

Şahsiyetin, bilginin, erdemin, ahlakın sonu görünmeyen bir tünelin karanlık dehlizlerine terk edildiği, maddeye/metaya yönelen/tapan insanın gittikçe köleleştiği/köleleşeceği  ahir zamana koşar adımlarla gidiyoruz.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Haysiyet Tetikçisi: ‘’Ali Mahir Başarır…’’

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.