a
Yörük Beyi

Yörük Beyi

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Herşey Çok Güzel Olacak…

Herşey Çok Güzel Olacak…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muhalif kafaları kullanmak,  biraz akıllı birazda uyanıksanız gerçekten hem kolay hem de konforlu bir alan…

Ne isterseniz isteyin her istediğinizi kara delik gibi içine alan kabullenen muhakemeden yoksun bir kitle düşünün…

Bu kesim için ortaklaşılan en büyük en vaz geçilmez motivasyon kaynağı ise Erdoğan nefreti…

Bu nefret birileri tarafından öyle büyütülmüş öyle olgunlaştırılmış öylesine bir seviyeye getirilmiş ki bu kitleye neyi isteseniz sorgulamadan koşulsuz yerine getiriyor.

Örneğin şöyle arkanıza yaslanıp zihinlerinizde nefrete kodlanmış düşmanlığa kolonlanmış bir topluluk hayal edin…

Öyle bir topluluk ki  neyi isteseniz neyi murat etseniz İspanya boğa güreşi arenasında matadorun kırmızı şalla boğayı yönlendirmesi misali  ”Erdoğan” resmini gösterip çekmeniz sonra ise hedefinize  yönlendirmeniz yeterli.

Ayrıca bu kitlede toplumsal değer yok, ne yaptığınızın hangi ahlaksızlığı işlediğinizin önemi yok yeter ki Erdoğan indirilsin.

Dolayısıyla deney laboratuvarlarında düşünme gücü elinden alınmış bir zombi misali ne isterseniz isteyin itiraz etmiyorlar.

İşin enteresan tarafı bu kitleyi oluşturanlar ağırlıklı olarak; kendisini iktidar cenahı karşısında farklı ve özellikli bir eşikte konumlandırmış okumuş, ayrıcalıklı ve sözde idrak sahibi olduklarını iddia eden konforlu yaşam alanlarının müdavimi ekonomisi düzgün yaşam koşulları yerinde bir kitle…

En vahimi de çoğumuzun düşünen insanlar gördüğü, entelektüel görüntüleriyle yere göğe sığdıramadığımız sanatçısından siyasetçisine; akademisyeninden yazarına ağırlıklı olarak bu kesimi oluşturuyor.

Peki bu büyük nefretin büyüyüp gelişmesinde Erdoğan’ın suçu ne derseniz?

Değerlerinden ve kültüründen utanan hatta iğrenen batı özentisi içindeki kimi monşer tipler için ”tutuculuğu”

Maneviyatı hayatının bir tarafına yerleştiremeyen kimi sekülerler için ”dindarlığı”

Kendi varlığını sıradan vatandaşın üstünde gören kimi elit veya seçkinler için, geçmişte sokaklardan gelen ”varoş kimliği ”

Kendisinden başkası için işe yaramayan kimisi içinse çeyrek asırlık iktidarı karşısında hep aynı yüzü görmenin getirdiği  görüntü aşinalığı…

İlk üç özelliğine karşıtlığı belki anlarım.

Zira insanların hayata bakış açıları kendi yaşam tarzları dünyaya bakış açıları bakımından kişi,  kendine uyumsuz gördüğü kişiyi veya siyasetçiyi dışlama refleksine kapı aralayabilir. Kendi düşünce felsefesi izdüşümünde bir siyasetçi figürünü veya iktidarı isteyebilir.

Ülkeye ne kazandırdığına bakılmaksızın bunu belki anlarım…

Anlayamadığım, idrak edemediğimiz şey ise bir insan bir siyasetçi yaklaşık 25 yıldır iktidarda diye iktidara gelecek siyasi parti ve liderinin ülkeyi ne kazandırıp ne kazandırmayacağına bakmaksızın ‘’ artık aynı yüzü görmek istemiyorum’’ düşüncesiyle sadece bu sığ siyasi eleştiri ve nefretini anlayamıyorum.

Maalesef bu durum, muhalefet siyasetçilerinin her seçim verdikleri umut karşılığında her seçimde yaşadıkları ruhsal travma ‘’Erdoğan’ı indirememenin’’ getirdiği hayal kırıklıkları da düşünüldüğünde bu ruhsal çöküntü ile ‘’ şizofren’’ bir duruma gelmesinin belki gerekçesi olabilir.

Konuyu nereye getireceksin derseniz…

Son bir haftadır ‘’ AHBAP’’ derneği üzerinden Haluk Levent’in; dernek paralarını kendi kişisel borç ve harcamaları için kullandığı gerekçesiyle göz altına alınması ve derneğin statüsünü konuşuyoruz.

Daha dün gibi hatırlıyoruz.

6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen 14 milyon vatandaşımızı evinden barkından eden asrın depreminde 53 bin insanımızı kaybettik. Bu tür büyük afetler insanın en hassas olduğu turnusol zamanları içerirken aynı zamanda bu anlar uyanık ve şarlatanlar için duyguların istismar edildiği riskin fırsata dönüştüğü en karlı zamanlardır.

Hele iktidara muhalifseniz, iktidara alternatif paralel oluşum veya yapılar geliştirmişseniz hele hele öne çıkmış, toplumda bir karşılık oluşturmuş bir geçmişiniz varsa her şey artık sizin için artık fırsat penceresidir.

Kitle olarak devleti yöneten iktidar partisine karşı varınızı yoğunuzu verir devleti zafiyete uğratarak iktidarı itibarsızlaştırmak adına elinizden gelen her şeyi yaparsınız.

Deprem bölgesinde Kızılay gibi sadece kendi ülkesine değil dünyadaki tüm mazlum coğrafyalara hizmet etmiş yüzlerce yıllık bir kurumu birkaç çadır sattı diye yerin dibine sokar, her türlü afette canhıraş çalışan AFAD’ı  yerden yere vurursunuz. Olmadı bu köklü kurumlara alternatif gördüğünüz AHBAP gibi oluşumları da göklere çıkartır yere göğe sığdıramazsınız.

Bir zaman sonra işin içinden bir yolsuzluk usulsüzlük ortaya çıkar bin pişman olursunuz. Ancak bu pişmanlık bir elinize güneşi diğer elinize ayı verseler Erdoğan nefretinizin önüne geçemez.

Tüm yaşananlara rağmen daha 15 ay önce İstanbul nimet nimet diyerek 20 milyonluk koca bir şehri kendi çıkar hesaplarına kurban eden İmamoğlu için AHBAP’a duyduğunuz pişmanlığı duymazsınız.

Gelinen noktada birisi insan duygusallığını kullanarak vatandaşın parasını hiç etmiş olması iddiasıyla diğeri müteahhitleri ruhsat, iskân gibi mecburiyetlere zorlayarak, iller bankasından vatandaşa kullanması için gönderilen paraları, vatandaştan alınan harç ve vergileri usulsüz ihalelerle değeri üzerinde yüksek tutarlı faturalar kestirerek hiç etmiş olması iddiasıyla yargılanıyor.

Netice de ikisi de vatandaşın parası…

Farkı, birisi sanatçı birisi siyasetçi. Birisi feda edilebilir diğeri asla, birisinin kaybı çok bir şey ifade etmezken diğerinin kaybı -her ne kadar diploma usulsüzlüğü nedeniyle umut vermekten uzaklaşmış olsa da- 25 yıllık nefreti söndürecek itfaiye arazözü işlevi görecek olması…

Gerçekten birazcık ülke gelecek kaygısı olmayanlar için  son yıllarda muhalefet özellikle de ana muhalefet tarafında yer almak konforlu ve karlı bir iş…

Zira sorgulayan yok hesap soran yok takip eden yok…

Sonuçta muhalifsen ağzın biraz laf yapıyorsa  birazda uyanıksan hele de varını yoğunu her şeyini feda edecek bir nefret kitlen varsa…

Sloganınızda ; ”Herşey çok güzel olacak…” ise bir eliniz yağda diğer eliniz balda…

 

 

 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.