a
Rüştü Aydın

Rüştü Aydın

29 Ağustos 2026 Cumartesi

Toroslar’da MHP’den Kim Aday Olabilir?

Toroslar’da MHP’den Kim Aday Olabilir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her yıl yayla gezileri yaparım…

Haziran-Temmuz ve Ağustos ayları gelince birkaç yaylacı dostlarımızı ziyaret ederim. Kahvelerde sohbet ederim… Sohbetlerimiz hal hatır derken ülke gündemi ve siyasi gelişmelere başlar.

Özellikle Toroslar Bölgesi olduğu için Toroslar Belediyesi’nin hizmetleri konuşulur. Konuşmalar esnasında başkanlar gündeme gelir. Eskisi böyleydi yenisi şöyle diye dertlenen de oluyor övende… Daha önceki dönemlerde belediye başkanlığı yapmış olanları aşırı eleştiren olduğu gibi taraftarı olanda çıkıyor.

Toroslar Belediye Başkanı CHP’li Abdurrahman Yıldız’ın çalışmalarını sorduğumuzda olumlu yanıt veren sayısı oldukça az çıktı… Hatta gelecek döneme başkan seçilemez diyenlerde çıkıyor.

1999 yılından 2024 yılına kadar Toroslar Belediyesini MHP’li başkanlar yönetti. 1999 seçimlerinde Mustafa Demirci MHP adına ilk belediye başkanlığını ANAP’tan aldı. Beş yıl yönetti. İkinci dönemi için parti teşkilatı Hamit Tuna’yı aday yaptı. 2004 Yerel seçimlerinde başkan seçilen Hamit Tuna 2019 yılına kadar 3 dönem Toroslar Belediye Başkanlığı yaptı. 2019 yılında Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu. Seçilemedi. Toroslar Belediyesine ise Atsız Afşın Yılmaz aday yapılmıştı. Böylece 2019-2024 dönemi için Toroslar Belediyesini MHP’li aday yönetti. 2024 seçimlerinde MHP yine aday değiştirdi. Bu kez Ali Öz ile Toroslar Belediyesi’ni kazanmak istedi. Ama olmadı. CHP adayı Abdurrahman Yıldız başkan seçildi. Böylece beş dönemlik MHP’li başkanların yönettiği Toroslar Belediyesi CHP’li belediye başkanına geçmiş oldu.

Toroslar seçmeninin MHP’ye oy verme alışkanlığı son seçimde yerini CHP’ye bıraktı ise de ibre yine MHP adayına dönüyor. Çünkü beş dönemlik MHP’li başkan yönetti psikolojisi var. İyi bir MHP’li aday çıkarsa, CHP’den belediyeyi alırlar diye konuşuluyor.

Gerçekten alabilirler. Çünkü şu anda ki siyasi görünüm parçalanmış durumda. Yani CHP ve Yeni parti kurmayları birlik sağlamadığı sürece MHP adayına, dolayısı ile Cumhur İttifakına yüzler gülüyor.
Peki MHP’nin adayı kim olabilir?

MHP ilçe kongrelerini izlediğim kadarıyla parti de genç, dinamik ve yeni yüzler isteniyor. Akademik ünvanı da cabası…

Yani, eski tabir edeceğimiz yüzler aday yapılmaya bilinir. Ama konuşulanlar içinde en çok Hamit Tuna’nın adı geçiyor. Toroslar’a aday olsun deniliyor. Olursa kesin kazanır deniliyor… Fakat kendisinin düşüncesine ulaşamıyoruz. Aday olmak istese bile şu anda parti teşkilatlarının kafası da “Eskiler Olmaz” gibisinden karışık biraz…

Bekleyip göreceğiz…

Devamını Oku

Bölgesel Güç Türkiye

Bölgesel Güç Türkiye
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Demokratik bir ülkedeyiz. Herkes özgürce konuşur.

Emperyalist ülkeler icat ettikleri “Demokrasi” ile sömürecekleri bütün ülkelere, demokrasi götürüyoruz derler. Adalet getireceğiz vaadini bulunurlar. İkna ettikleri ülkelerin hükümetlerini ise bir gecede işgal ederler, böylece istedikleri demokrasiyi götürmüş olurlar.  Mısır, Libya, Irak, Suriye gibi birçok Ortadoğu ülkelerine hep bu taktik uygulanmıştır. Demokrasi yerine milyonlarca insan öldürülmüştür.

Bu yüzyılda emperyalist düşünce sahibi ülkeler başta ABD olmak üzere hepsi kabuğuna çekilecekler. Artık bölgesel güçler çoğalacak. Bölgesinde lider olan ülkelerin sözleri geçerli olacak.

Türkiye bölgesel güç olma yolunda son yıllarda önemli adımlar attı. İçte barış diyerek PKK-KCK terör örgütünün sonlandırılması için yasa çıkardı. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” TBMM’sinde 467 Milletvekilinin oyu ile yasalaştı.

Şimdi demokratik bir ülkeyiz dedik ya, herkes düşüncesini özgürce söylesin.

Ne söyleyecekler: Anayasa’nın ilk dört maddesi değişecek diyorlardı.

Değişmiyor! Değişeceğine dair öyle bir madde yasada yok.

Ne söyleyecekler: Abdullah Öcalan serbest bırakılacak diyorlardı.

Bırakılmayacak! Bırakılacağına dair öyle bir madde yasada yok.

Ne söyleyecekler: Terör bitmez yenisini kurarlar diyecekler…

Kuramazlar! Türkiye Cumhuriyeti Devleti artık bölgesinde süper güç olmuştur.

Bunu destekleyen ise geçen hafta içinde Suudi Arabistan-Pakistan ve Türkiye’nin kurduğu “Savunma Paktı” olmuştur. Birine saldırı olursa kendine yapılmış sayacaklar… Bu güçtür.

Cumhuriyetimizin güçlü olması için, Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Türkiye, İran, Irak ve Afganistan’ın katılımı ile Sadabat Paktı’nı kurmuş (1937).

Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan ve Romanya ‘nın katılımı ile Balkan Paktı kurulmuş (1934).

Neredeyse yüz yıl öncesinde bölgemizde barış ve demokrasi için oluşturulan antlaşmalar ülkemiz için hayati bir konu olduğundan önemliydi. Atatürk ileriyi gören bir liderdi.

Atatürk’ün vefatından sonra Türkiye uyu uyu politikasına geçirildi. Artık uyuduğumuz yeter.

25 yıldır her konuda atak üstüne atak yapan bir ülkeyiz.

Bir de yüz yıl önceki antlaşma yaptığımız ülkelere bir bakalım: Sadabat Paktı ülkelerinden İran ABD ve İsrail’in bombaları altında soluk almaya çalışıyor. Irak ve Afganistan, emperyalist ülkelerce sırayla işgal edildiler. Özgürlük konusunda işleri çok zor. Balkan Paktı ülkelerinden Yugoslavya amip gibi bölünerek birçok devletçik üretti. Romanya emperyalist ülkelerin güdümünden kurtulamadı. Yunanistan keza aynı… İsrail ve ABD’nin gayri resmi işgalini yaşıyor.

Bir Türkiye Özgür ve demokratik kalarak; emperyalist işgalci ülkelerle mücadele edebildi.

Türkiye, terörü sonlandırmasıyla ve Mekke antlaşmasıyla bölgesinde lider ülke olmuştur.

Demokrasiyi özgürlüğü Türkiye’ye bir başka ülke getirmeyecek. Biz Türkler, yüz yıl öncesinde olduğu gibi kendimiz sağlayacağız özgürlüğümüzü…

Evet! Demokratik bir ülkedeyiz. Herkes özgürce konuşmaya devam edecek…

Lider Ülke Türkiye!

Sağlıcakla Kalın!

Devamını Oku

Eshab-ı Kehf Ziyareti’nin Düşündürdükleri…

Eshab-ı Kehf Ziyareti’nin Düşündürdükleri…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz günlerde dernek üyesi arkadaşlarımız ile Tarsus’ta bulunan Eshab-ı Kehf mağarasını ziyarete gittik.

Aynı zamanda 1920 Yılı 19 Temmuz’da Tarsus-Bağlar Savaşında şehit olan Kuvay-ı Milliye 1. Nolu Müfreze Komutanı Ydk. Teğmen Mustafa Nail (22) Komutan’ın Eshab-ı Kehf’teki temsili mezarını ziyaret ettik. Birlikte aynı savaşta şehit olan Belenkeşlikli Hacı İshak Ağa ile birlikte ebedi istirahatgahında yatıyorlar.

Şehit Mustafa Nail henüz yirmi iki yaşında iken Fransız ordusunu yenmiş bir komutandır.  Başnalar Kalesi’nde, 1920 yılı Mart’ın 17’sinde, Fransız ordusuna ilk yenilgiyi tattırarak, zafer kazanan komutan Mustafa Nail’e ve Mersin’in Kurtuluşunda büyük kahramanlık gösteren tüm şehitlerimize rahmet diliyorum. Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun.

Mezarları başında Kur’an-ı Kerim okuyup Fatiha duasını ettik. Ve Ziyaretçiler ile dernek üyelerine de Şehit Mustafa Nail ruhuna helva dağıtımını yaptık.

Ülkemizi kurtaran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Mersin’in kurtuluşunu sağlamış şehitlerimizi anmaz isek, onların verdiği mücadele ruhunu genç nesillere aktarmaz isek, geleceğimiz karanlıkta kalır. Önümüzü göremeyiz. Geçmişimizden güç alamayız. Unutursak yok oluruz. Onun için atalarımızın mücadelesini her fırsatta hatırlatmak görevimizdir. Hatırlatacağız unutturmayacağız.

Eshab-ı Kehf mağarası ve camisi ile etrafındaki mezarlık hep benim ilgimi çekmiştir. 2006 yılında senaryosu şahsıma ait olan “Kıtmir” adı ile uzun metrajlı “Yedi Uyurlar” filmini çekmiştik…  Her fırsatta buraya ziyarette bulunurum.

İnanç turizminde önemli bir yeri olan Eshab-ı Kehf mağarası ve camisinin çevresi bakımsız, tuvaletleri hijyenik değil, su akıyor ama ne bir peçete var ne bir sabun…

Beş vakit namaz kılınması için cami görevlisi var ama tek başına bir görevli ne yapabilir ki? Namaz kılmak isteyenler tuvalet kullansa temiz kalmak için zorlanacak…

Tuvalet demişken yol kenarındaki mezarlık girişinin hemen altındaki mekânda yer alan umuma açık tuvaletlerde kir pas içinde…

Ayrıca caminin giriş kapısına yakın hemen dibinde seyyar satıcılar var. Hijyenik olmayan bir ortamda açık gıda ürünleri satıyorlar. Satılan ürünlerin ne kadar sağlıklı olduklarını Allah bilir. İnanç turizminin yoğun ziyaretçisi olan bir yer burası… Maalesef görüntü kirliliği hoş değil.

Halbuki orada turizm elçileri olsa, gelenlere yedi uyurlar hakkında bilgi verse, tuvaletlere görevli verilse tertemiz olsa çevresinde seyyar satıcılar olmasa daha güzel olmaz mı?

Olur elbet…

Yapılamaz diye bir şey yok. Yeter ki yetkililer ilgilensin.

Seyyar satıcılar ile İlgilenen yetkililer oluyor ama gidip faaliyeti sonlandırın deyip geri dönüyorlar…

Bir gün sonra tekrar cami dibine sandık atıp satmaya başlıyorlar. Para cezası uygulanıyor mu bilmiyorum ama iyi bir para cezası verseler sanırım tekrarlamazlar.

Sağlıcakla Kalın!

Devamını Oku

Avrupa, Ankara’ya Taşındı…

Avrupa, Ankara’ya Taşındı…
0

BEĞENDİM

ABONE OL
  1. NATO Hükümet ve Devlet Başkanları toplantısı Ankara’da yapıldı. 32 Devlet Başkanının katıldığı toplantıda ilgi çeken en önemli an ne diye sorarsanız eğer, ben derim ki başkanların karşılanma anı derim…

36 NATO toplantısı üst düzey yöneticilerin katılması nedeniyle zirve olarak anılıyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen zirve için Ankara adeta boşaltıldı. Bakanlık memurlarının idari izinli sayılması, 56 bin polisin ve jandarma personelinin katılımı ile 70 bin güvenlik gücünün görev alması, ABD Başkanı Tramp’ın katılacak olması elbette önemli ama benim ilgimi çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet başkanlarını eşi ile birlikte karşılama merasim anı idi.

Türkiye, yıllar sonra bir kez daha tarihi bir güne ev sahipliği yaptı.  Türk insanının misafirlerini kapıda karşılama geleneğinin, Cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştirilmesini canlı olarak bütün dünya izledi. Hem ne izledi… Bir tarafta yeniçeri kıyafetleri, diğer yanda 16 Türk devletlerini temsil eden kıyafetleri ile hazır kıta başkanları bekleyen karşılama asker komitesi ve Mehteran’ın davul sesi… Mehteran’ın sözleri, müziği bana çok şeyler anlattı. Bir de aynı anda öyle ayarlanmış ki “Türk Yıldızları uçakları gelen başkanın ülke bayrağının boyalarını gökyüzüne salarak süzülmesi görülmeye değerdi. Her şeyin her anın ülkemizin gücü açısından bir anlamı vardı.

“Ceddin deden, neslin baban/ Hep kahraman Türk milleti/ Orduların pek çok zaman vermiştiler dünyaya şan/ Türk Milleti, Türk Milleti…” Diye devam eden marşın müziği, davul sesinin tonu her gelen devlet başkanı için ayrı ayrı çalındı…

Devlet başkanları aracından inip gelirken mehteranı dinlediler, yeniçerilere ve 16 Türk devletini temsil eden askerlere bakarak, gökyüzünde süzülen Türk Yıldızlarının gösterisini izleyerek,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanına geldiler. Hoş geldin el sıkışmaları ve kısa bir sohbet yaptılar.

Türk Yıldızları uçak gösterisi, Yeniçeriler, 16 Türk Devletini temsil eden askerler ve mehteran gösterisi neyi ifade ediyor diye düşündüm… Türk milletinin binlerce yıldır devam eden güçlü ordusunun disiplin içinde olduğunu, geleneklerine, köklerine bağlı güçlü bir devlet yapısının olduğunun vurgulandığını söyleyebilirim.

İstanbul’un fethinde kalenin surlarını döven topların yanı sıra mehteranın davul sesi Bizans halkının kulaklarını sağır etmiştir, komutanlarının huzurlarını bozmuştur. Sinirlerini gerdirmiştir.

Yine Avusturya kapılarına dayanan Osmanlı Ordu’sunun mehteranının gür davul sesi ile “Türkler Geliyor” korkusunu her daim Avrupa’ya hissettirmiştir. Türkler Osmanlı döneminde en büyük zaferlerini yeniçeri ordusu ile kazanmıştır. 1826 yılında 2. Mahmut döneminde Yeniçeri ordusu kaldırılmıştı. Buna rağmen Atatürk 11 Mayıs 1914 yılında İstanbul Askeri müzesinden getirttiği yeniçeri kıyafetini Bosna’da düzenlenen bir kıyafet balosunda giymiştir. Yani Padişahın kaldırdığı Yeniçeri kıyafetini Osmanlı ordusunun bir subayı Atatürk giyerek, Yeniçeri ordusunun zaferlerini hatırlatmak istemiştir. Tıpkı bugün 32 devlet başkanının karşılanmasında olduğu gibi.

Evet, zirveye katılan bir başkanın “mehteranı biliyorum” demesi bana bunu düşündürdü. “Davulun sesi uzaktan gelir” ata sözü gereği mehteranın sesini duyan Avrupalılar elbette mehteranı iyi bilirler. Çünkü “Türkler geliyor mu?” diye Viyana surlarında yıllarca nöbet tutmuşlar.

Türkiye’yi yıllardır aldık alacağız diye AB kapılarında bekleten Avrupa ülkelerinin başkanları Ankara’da zirveye katıldılar. Mehteran ile karşılandılar çok iyi ağırlandılar ve isimlerinin yazıldığı özel yapım Ay yıldızlı tabanca ve mermisinin hediyesi ile gönderildiler. Artık anlamışlardır Türklerin geçmişini unutmadığını ve savunma sanayisinde önemli adımlar atan Türkiye NATO’nun en güçlü ordusuna sahip ülkesi olduklarını…

Bunun için Avrupa Türkiye’ye muhtaçtır.

Avrupa Avrupa Duy Sesimizi/ Bu gelen Türklerin ayak sesi…

Yapılanlar soğuk savaş mı psikolojik savaş mı bilmem ama karşılama töreninin tüm unsurları ve ikramlar sonrasında, hediyeli uğurlama Türkiye’yi dünyada konuşulan bir ülke haline getirdi. İşte güç budur. Güç çekim merkezidir. Çekim merkezi olan Türkiye ise Ortadoğu’nun lider ülkesi olacaktır.

Evet! NATO zirvesinden Türkiye çok güçlü çıkmıştır. İkili görüşmeler yapılıp antlaşmalar sağlanmış, güven tahsis edilmiş, ABD’den Savaş uçakları F-35’lerin sözü alınmış ve çok iyi bir ev sahipliği yapılmış, Türk mutfağı tanıtılmış… Bunları konuşanlar yine misafir devlet başkanları…

Artık Dünya da Türkiye ve Türkler konuşulacak!

Sağlıcakla Kalın.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.