a

CHP’de Temiz Eller Operasyonu…

İtirafçı Ertan Yıldız’ın ifadesinden yola çıkılarak yapılan İBB’ye yönelik 5.dalga operasyonda CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu tutuklandı.

Aykut Erdoğdu’nun eşi Tuba Erdoğdu’nun bu tutuklanmaya yönelik akla ziyan ifadesi şöyleydi: ‘’ Aykut, bugün Cumhuriyet yıkıldı.’’  dedi.

Ayrıca cezaevine giderken de ‘’bu tutuklamanın bir kurtuluş savaşı olduğunu, vatan sağ olsun!’’ dediğini ifade etti.

Ne demek ‘’bugün Cumhuriyet yıkıldı ‘’ ne demek  ‘’bu tutuklamanın bir kurtuluş savaşı olduğu’’ ne demek ‘’vatan sağ olsun!’’

Bu kavramları kullanmak yolsuzluk soruşturmasıyla tutuklanan bir kişinin veya kişilerin haddine mi ki bu kadar kolayca ifade edilsin bu kadar hoyratça kullanılsın!

Sanki bu muazzez vatanı 100 yıl önce dönemin en büyük emperyalist gücü İngiltere’nin güdümündeki Yunan kuvvetleri işgal etmişte Yunan’a karşı bir kurtuluş savaşı izlenimi veriliyor. Sanki bu şahsiyet  Çanakkale’de 57.alayın bir neferi de biraz sonra öleceğini bile bile topyekûn şahadete yürüyor sanki  Adnan Menderes ve arkadaşları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu gibi Yassıada mahkemelerinde yargılanmışta İmralı’ya asılmaya götürülen demokrasi şehitlerinin ölüme giderken vatan sağ olsun, demeleri gibi ” vatan sağ olsun! ‘‘ diyebiliyor.

Bu kadar ucuz mu vatan sağ olsun demek, bu kadar basit mi  senin tutuklanmanla Cumhuriyetin yıkılması, bu kadar küçük mü varlık yokluk mücadelemiz olan kurtuluş savaşımızı kişisel hesaplarınıza kadar indirgeyebilmek?

Böyle diye diye ne hale getirdiniz büyük Atatürk’ün aziz hatırasını ne hale getirdiniz geleceğimizin  teminatı olan Cumhuriyeti her zora düştüğünüzde ağzınıza pelesenk ederek…

Gelinen noktada bu ifadeler münferit, kişisel bir düşünceyi ifade ediyor gibi görünse de özellikle bir kesim var ki her sıkıştığında her zora düştüğünde ilk sarıldığı kendini arkasına siper ettiği şey ‘’ Atatürk, Laiklik, Cumhuriyet’’ gibi kimsenin nevi şahsına ihdas edemeyeceği değerlerimizdir.

Dünyada bir devletin kurucu liderinin bu kadar çok tepe tepe kullanıldığı her usulsüzlüğe, yolsuzluğa koruma kalkanı yapıldığı başka bir ülke siyaseti veya siyasetçisi var mı bilemiyorum.

Aykut Erdoğdu tutuklandı diye elbette Cumhuriyet yıkılmaz! Ana muhalefet pozisyonunda olan bir partinin yetkililerince bulaşılan bu yolsuzluk, usulsüzlük karşısında sadece CHP değil Cumhuriyetimizde zarar görür. Cumhuriyeti kullanarak yolsuzluklarını kapatmak isteyenler Cumhuriyete, herkesin her kesimin kendisini değerleriyle geliştirip büyüttüğü kapsayıcı kucaklayıcı özelliğine seviye düşüklüğü yaşatır.

‘’Cumhuriyet, Atatürk, bayrak, vatan’’ gibi değerler kimsenin hiçbir zümrenin uhdesinde veya tekelinde bir değerler silsilesi değildir. Bazılarımızın bu değerlere karşı hassasiyeti fazladır bazılarımızın ise biraz daha azdır. Ancak Türk milletinin her bir ferdinin bu değerlere mutlak bir zaafı vardır.

Bazıları bu değerleri ‘’ hassasiyet’’ kılıfı altında daha sahiplenmiş gibi görünerek kullanma yolunu seçerler bazılarımız ise bu değerlere karşı gerçek bir hassasiyete sahiptir.

Özellikle CHP ve tabanı bu değerleri öyle tepe tepe kullanma yolunu seçiyor ki her zora düştüğünde her sıkıştığında Atatürk’ü istismar ederek onun nevi şahsiyetini kevgire çevirtme pahasına ‘’Cumhuriyeti ve ülkeyi inşa eden partisiyiz’’ gibi benzeri klişe sloganların akışına veya arkasına sığınarak bu değerleri itibarsızlaştırma ve değersizleştirme yöntemlerini hoyratça kullandıklarına şahitlik ediyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada ana muhalefet CHP’nin elinden Atatürk, Cumhuriyet gibi ortak değerlerimizi alıverseniz ortaya kocaman bir hiç, içi kof bir CHP çıkacağından şüpheniz olmasın.

Oysa ülkemizin Atatürk’ün yadigarı CHP’ye, onun muhalefetine, hazır olduğunda ise iktidarına ihtiyacı olduğu muhakkaktır.

Ancak gelinen durum yolsuzluklar, rüşvet, irtikap ihale usulsüzlükleri  bunlarla anılmak CHP’yi gittikçe aşağıya çekiyor. CHP açısından yolsuzluklara, rüşvete, irtikâba, ihaleye fesat karıştırmaya sahip çıkmak hem Türk siyasetini kirletirken hem de ülkenin en kadim partisi CHP’yi dipsiz bir girdaba çektiği şüphe götürmeyecek bir gerçektir.

CHP, kadim geçmişinden aldığı birikimle kendine dönmeli, CHP’nin hükmi şahsiyetinin tüm kişi, grup ve zümrelerden önce, önde ve üstün olduğunu   kimsenin bu hükmi şahsiyetin üstünde olamayacağı kamuoyuna ispat etmelidir.

Bunun yolu da İmamoğlu ve şürekası gibi rüşvet ve yolsuzluk çarkının içinde olan bu ahlaksızlıklar nedeniyle hem CHP’nin hükmi şahsiyetini kirleten hem de Atatürk’ün aziz hatırasına halel getiren insanlardan kurtulmalı tıpkı insan anatomisinde olduğu gibi bünyeyi zehirleme safhasına getiren safralarından kurtulmaktır.

Kimse, ne İmamoğlu ne de diğerleri ülkenin en kadim partisi CHP’nin hükmi şahsiyetinden üstün değildir.

CHP’ye sesleniyorum…

Atatürk’ün aziz hatırası adına hem CHP’nin bu ülkeye hem de ülkenin de CHP’ye ihtiyacı olduğunu düşünen samimi bir muhalif kişilik olarak 100 yıl önceki milli ruh ve ahlak şiarıyla ” CHP kendine  eski ben’’ şuuruyla dönmelidir.

Sadece durgun su, kendini temizleyemez. Akarsu misali CHP kendi içinde bir akışkanlık sağlarsa kendini temizleyebilir. Ayrıca bazen sapla samanın ayrılması için bir rüzgar gerekir. Yaşananları sapla samanı ayırmak için bir rüzgar olarak görür zararlı saplar temizlerse CHP  kadim geçmişiyle buluşturabilir geleceğe daha iddialı yürüyebilir.

Bu yapılmazsa her ne kadar CHP, taraftarlarınca taşıyıcı kolonlarıyla güçlü bir parti gibi düşünülse de zaman içinde gittikçe küçülen sonrasında ise ‘’ siyasal otofaji’’ ile kendi kendini yok eden bir parti hüviyetiyle siyasal tarihte butik bir parti olarak kalmaya devam eder.

Yaşanması muhtemel akıbeti ortadan kaldıracak yegane şey ise parti içinde artık kaçınılmaz olan ” Temiz eller operasyonudur!”

 

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Efsane Dönüyor…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.