a

Politik Ahlak Çıkmazı…

Ahlak, erdem, saygı, hoşgörü, sevgi gibi değerler, yıldızlar gibidir. Elimizle tutamasak da bizler için yön tayin edici yol göstericidir.

Bugün siyaseten bu sorunun cevabını vermek gerekiyor.

Politik amaç der her türlü ahlaksızlığı politikaya alet ederseniz politikayı yozlaştırır seviyesini düşürürsünüz. Bu zamanla gayrimeşru alanlara kayar anti demokratik kulvarda darbe ve diktatörlük heveslerinin önünü açar.

Yok politik ahlak derseniz bu güven ve demokrasi erdeminin daha da yücelip yerleşmesine zemin hazırlar.

Ahlak, erdem, saygı, hoşgörü, sevgi gibi değerler, yıldızlar gibidir. Elimizle tutamasak da bizler için yön tayin edici yol göstericidir.

Ve bir davanın mütemmim cüzi olarak işlevsellik kazanırlar. Ve bunlar üzerinden bir davaya fikir yolculuğuna bir değer atfedilir.

Dolayısıyla dava sahibi olmakta aynı zamanda ahlak sahibi olmayı gerektirir. Ve aynı izdüşümün farklı perspektiften bakışı açısını tanımlar.

Bu iki kıymet birbirlerinin alternatifi olamayacağı gibi biri olmadan diğeri tek başına bir anlam ifade etmez.

Ahlak, kudretli bir olgudur ve kapsam alanı oldukça geniştir. Günlük tabirler üzerinden ‘’ siyasal ahlak’’ ‘’meslek ahlakı ‘’ veya ‘’dava ahlakı’’ gibi onlarca terim üretmek veya onlarca terimi yan yana getirebilmek mümkündür.

Bugün maalesef kendimizden başlayarak dünyada ve ülkemizde önemli bir dava ahlakı ve siyasal ahlak sorunu olduğunu söylemek zorundayım.

Mesela bugün dünyada yaşanan kaosları, insanlığın kümülatif geleceğinden ayrı tutarak kan ve gözyaşlarından beslenen sadece kendi ülkelerinin ve kendi halkının çıkarlarını önceleyen devlet yöneticilerinin basiretsiz kişiliksizleşmesinin ‘’ çıkarcı’’ anlayışının yansımasından ayrı olarak düşünebilmek mümkün mü?

Veya zulüm ve gözyaşlarının nedenini bu anlayışın bir tezahürü olduğunu yok sayarak başka nedenlerle açıklayabilmek…

Dava ahlakı öncelikle her zeminde devleti ve tüm insanlığı önceler.

Dolayısıyla dava adamı olmak öncelikle nefsi arzulardan başlayarak ülkesini ve hatta dünyayı değiştirmeye kadar belli değerlerin hâkimiyeti için mücadele etmek bedel ödemekle mümkündür.

Politik ahlak ise önce kendi politik hırslarımızdan başlayarak ülkemiz ve dünya geleceği için hak-hukuk-adaleti herkes için gerçekleştirme hedefine siyasal zeminde siyaset marifetiyle amaca ulaşmayı esas alır.

Bu perspektiften sonra şunu söylemek zorundayım.

Son zamanlarda ülkemiz olağanüstü bir süreçten geçiyor. Bunu bilebilmek için birazcık basiret sahibi olmak yeterli olduğu gibi anlamak için olağanüstü zekaya sahip olmakta gerekmiyor.

Ancak bakıyorsunuz siyasetçisinden yazarına ülke içten ve dıştan hadım edilmeye çalışılırken ‘’ siyasal restleşme’’ veya ‘’politik rövanşizim’’ adına iktidarı sıkıştırıp belli siyasal saikler ve suni gündemlerle siyasal rant devşirme zeminine hevesli bir muhalefet figürüne tanıklık ediyoruz.

Muhalefetin amaç birlikteliğin iktidar kadrosunun ülkeyi dış tehdit ve terör belasından kurtarmak için odaklandığı amacı değersizleştirip bu çabaların yönünü başka alanlara çevirterek koşulların teşekkül ettirdiği zaaflardan yararlanılarak siyasal mesafe katedilmeye çalışıldığını görüyoruz.

Siyasal ahlakı ‘‘amaca ulaşmak için her yolu meşru görerek’ değil, hedeflediğimiz amaca matuf değerleri meşru zeminde yaşayarak ve yaşatarak onlara her daim sahip çıkarak gerçekleştirebilirsiniz.

 Bugün muhalefetin hamleleri   fırsat bekleyen iç ve dış odaklara iktidarın meşruiyetini sorgulatmak adına her yolu mübah gören, doku uyuşmazlığı içeren bir boyut taşıyor.

Eğer siyaset belli değer ve ilkeler için yapılıyorsa bunun olmazsa olmaz gereği, her türlü siyaset tarzının veya siyasi ilişkinin dava ahlakı ve siyaset ahlak gibi değerler üzerinde yükselmesidir.

Dolayısıyla siyasette mesafe almak adına; toplumsal ve siyasal ahlakı yok sayarak hedef koymak siyasal ahlakı yozlaştırdığı gibi toplumsal ahlakı da yozlaştırır.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ruh Üşümesi…