a

Böyle Belediye Başkanlarına Tasfiye Yolu Açılmalıdır…

Başarısız belediye başkanlarına  yönelik tasfiye mekanizmasının geliştirilmesi, belediyelerin daha iyi yönetilmesi daha başarılı hizmet verebilmesi açısından bir zaruret olduğunu düşünenlerdenim.

Neden mi?

Çünkü hiçbir şey yapmadan 5 yılını dolduran yönetsel yetersizliğe sahip bu ülkede önemli miktarda belediye başkanı olduğunu düşündüğünüzde bu mekanizmanın neden olması gerektiğini, gerekli olması durumunda neden işletilmesi gerektiğinin daha iyi anlaşılması bakımından oldukça önemlidir.

Bazılarımız  belki belediye başkanlarının halkın tercihleriyle seçilmiş olması nedeniyle tasfiye mekanizmasını doğru bulmayabilir veya seçilmiş bir insanın tasfiyesini hukuk ilkeleri açısından makul görmeyebilir hatta buna itiraz edebilir.

Peki o zaman ; ”seçilmiş insan ayrıcalıklıdır, dokunulmazdır ahlaksızlıkta dahil ne yaparsa yapsın tekrar seçilmeyene kadar buna rıza göstermeliyiz” mi dememiz gerekiyor.

Veya hizmet yapması için vatandaşa genel bütçeden  aktarılan parayı hoyratça harcamalarını sineye mi çekmeliyiz?

Vatandaştan toplanan vergilerin veya iller bankasından ödenen geliri belediye başkanlarının kendi seçim harcamaları için kullanmalarını, yüksek şişirilmiş faturalarla ihaleye çıkartılan hizmet alım işlerini seçim finansmanı  olarak kullanmalarına göz yummaya devam etmemiz mi gerekiyor?

Bir belediye başkanının seçildikten sonra hizmet etmesi gereken kenti ihya ederken sonrasında seçilerek gelen başka bir belediye başkanının  şehrine bir hizmet vermede beceriksizliğine, hizmet bekleyen halkına fetret devri yaşatmasına göz mü yummalıyız?

Bu sakat durum ile ilgili daha onlarca soru sorulabilir.

Ülke siyaseti olarak hizmette  çıtayı daha yukarıya taşıma refleksi ön plana çıkarken   yerelde de artık bazı şeylerin değişmesi gerektiği ortada. Özellikle büyükşehirlerde başarısız belediyecilik uygulamaları artık sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda.

Oysa yerel siyasetin bir figürü olan belediye başkanları, halktan aldıkları süreli vekaleti halk adına kullanmak seçildiği kentin sorunları için kendilerine emanet edilen bütçeyi mali sorumluluğu olmasa da tutarlı, maliyet-fayda analizi yaparak en verimli en etkin şekilde kullanmak, sorunlara ve beklentilere çözüm üretmek gibi bir sorumlulukları vardır.

Gelinen noktada milletvekilliği ve mevcut yönetim sistemi üzerinden TBMM’si kararıyla cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenebiliyorsa neden belediye başkanlığı seçimi belediye meclisi kararıyla yenilenmesin?

Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi için erken seçim kararı alınabilirken yapılacak yasal düzenlemelerle neden belediye başkanlıkları için de seçim yenileme kararı alınmasın?

Belediye başkanları, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en üst yetkilisi genel siyasetin en önemli figürü olan Cumhurbaşkanının yerel siyasetteki karşılığıdır. Doğrudan temsilin yerel siyasetteki en üst ve en yetkili ismidir.

Halk, önündeki  5 yıllık süreçte başarısız belediye başkanlarına neden katlanmak zorunda kalsın?

Halk neden belediye bütçesini kendi seçim bütçesine dönüştüren, görevi olmasına rağmen belediye ile iş tutan müteahhitlerle kirli ilişkilere giren belediye başkanlarına mecbur bırakılsın?

Müteahhitler, 3194 sayılı imar mevzuat gereği 1 ay içinde belgelerde eksiklik olması halinde 45 içerisinde verilmesi zorunlu olan ruhsatı,  geciktirerek rüşvete zorlayan belediye başkanlarına mahkum edilsin?

Örneğin sırf siyasi rövanşizm üzerinden yerel iktidarlarının ikinci dönemini  perçinleyen ülkedeki yüzlerce muhalefet belediye başkanlarından Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı düşünelim.

Geliyorum diyen 7,5-8 büyüklüğündeki  büyük Marmara deprem riski karşısında bir an önce kentsel dönüşüm ile İstanbul’u kentsel dönüşüme hazırlaması gerekirken, rüşvet ve yolsuzluk üzerinden belediye bütçesini 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi için seçim bütçesi gibi görüp sapak yollarda gelecek arayan Ekrem İmamoğlu gibi kifayetsiz muhterisler için İstanbul halkı niçin 2029’u beklesin?

Ülke, elinin altındaki suyu dağıtamayan Mansur Yavaş gibi belediye başkanlarına 5 yıl daha niçin katlansın?

AK Partili veya CHP’li hangi siyasi parti olursa olsun öyle bir mekanizma geliştirilmeli ki kim halkına hizmet vermekten aciz ve işinde başarısız ise onu devre dışı bırakıp tasfiye etsin.

Gerek 5393 sayılı belediye kanunu gerekse 5216 sayılı büyükşehir yasasında değişiklikler yapılarak belediye meclislerine belediye başkanını düşürme seçime zorlama yetkisi verilsin. Belediye meclisinde belediye başkanını düşürme çoğunluğu sağlanamıyorsa yerel halkın referandum tercihleriyle yerel seçim tekrarı ile yerel seçmene belediye başkanını düşürme veya güven tazelemesi durumunda devam yetkisini verisin ki hiç bir belediye başkanı 5 yıllık görev süresi boyunca koltuğunu garanti görmesin.

Özetle öyle bir tasfiye mekanizması geliştirilmeli ki sistem başarısız bir belediye başkanını ilk fırsatta ve her halükarda sistemden dışarıya atmalı yeniden seçilmesi durumunda kendini yenilemeye fırsat vermeli, gerektiğinde hükmettiği şehri atıl bırakacak risklerden korumalıdır.

Gelinen noktada başarısız yerel yönetimler için yeni bir tasfiye mekanizmasına ciddi ihtiyaç olduğu kaçınılmazdır.

 

 

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Vestiyerdeki Düşlerim…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.