08 Mart 2026 Pazar
Aleyna ŞİMŞEK / Üniversite Öğrencisi / Yazılım
Çin, ABD ve Japonya robot teknolojisinde çok başarılı ülkeler.
Çin hemen hemen her yıl robot zirvesi yapıyor ve bu alanda çok iyi bu alana çok fazla kaynak ayırıyor.
Misal, geçen yıllardaki zirvenin gündemindeki konu, robot teknolojisine politik çabanın yoğunlaştırılması, yapay zekâ ile robot entegrasyonunun sosyo-kültürel ve etik sorunları.
Bunun neresi dikkate değer derseniz?
Sadece geçen yıl dünya robot teknolojisine yaklaşık 1,5 trilyon dolar harcamış.
Bu devasa bir rakam.
Bizim henüz her alanda bu teknolojiyi kullanmadığımıza bakmayın. Dünyada özellikle gelişmiş ülkeler özellikle kol gücüne dayalı imalat ve üretim sanayinde robotları uzun zamandır kullanıyor.
Yazılanlar makaleler yaklaşık her bin kişiye 70 robot düştüğü yönünde…
Fazla uzak olmayan bir gelecekte, robot sayısının insan sayısını yakalayıp hatta geçeceği yönünde…
Cep telefonlar yeni çıktığında her ailede belki bir tane bile yokken şimdi ailenin neredeyse tamamında bırakın cep telefonunu akıllı telefonlara sahip…
Dünya koşar adımlarla ‘’robot’’ çağına evrilirken, bunlardan bize ne diyebilir miyiz?
Elbette diyemeyiz. Benim anlatmak istediğim bizim henüz inovasyonu toplum olarak daha içselleştiremezken bugün dünyada yükselen yeni trendlerden haber vermek…
Misal, tirajı-komik olan dünya inovasyon denilen kavramı kavram olmaktan çıkartıp kendi sistemlerine entegre ederek aşmış iken, biz hala inovasyonu tartışıyor olmamız.
İnovasyon (yenileşim) denilen kavramı kavram olmaktan çıkartıp tüm sektörlere artık kodlamamız gerekiyor.
Artık bazı şeyleri aşmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak bir adım öte gidemeyeceğimiz ortada.
Farklılıklarımızın, fiili düşmanlıktan öteye geçmediği sürece fırsat olarak görüp akıl üzerinden araştırıp, fikir üzerinden geliştirmemiz gerektiğidir.
Yani akıl yerine hileyi, sabır yerine telaşı, sorgulamak yerine biati, bilgi yerine kanaati ve özgünlük yerine taklidi öncelemediğimiz sürece bir şeyleri değiştirebiliriz.
Biz hala bunlarla uğraşırken dünya, robotlar ve insanların sosyo-kültürel ilişkisi ile ileride birlikte oluşturabileceği çatışma alanlarının tartışma çağına çoktan vardığını görüyoruz.
Hayalim, gençlerimizin 21.yüzyılın dayattığı bu rekabette, niceliğe dayalı soyutluğu değil, niteliğe dayalı somutluğu çevreleyecek alanlara kodlanması yani geleceğe cüret etmesidir.
Bizim ülke olarak aktivasyon ve hıza ihtiyacımız olduğu ortada iken ülkemizin bir an önce teknolojik rekabette arayı kapatacak robot ve yapay zekâ alanında yoğunlaşacak özgün kurumlarını oluşturması ve buralarda kabiliyetli en yetkin gençlerimizi konuşlandırılmasıdır.
Başkalarının mühimmatıyla ülke savunulamayacağı gibi başkalarının teknolojisiyle geleceğe yürüyemezsiniz.
Bize ait olmayan başkalarının yapay zekâ robot teknolojisiyle sanayi ve teknoloji sektöründe üretim yapamazsınız.
Cumhuriyetimizin 103.yılınına girerken onurlu ve başı dik vatandaş figürüyle ‘’Türk Yüzyılı’’ inşası için benim gibi gençlerinde içinde olduğu Z kuşağı genç beyinlerimize şu mesajı vermek istiyorum.
Ülkeniz için ‘’ Geleceğe imzanızı atın’’
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.