a

ADALET ÜŞÜMESİ…

Sokaklarımız öldürürken büyük, ceza alırken küçük canilerle dolu…

14 yaşındaki sokak serserisi bir çocuk cani, çarşıdan paten almaya çalışan 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’yi hayattan kopardığı gibi yine 14 yaşında bir başka çocuk caninin bıçak darbeleriyle hayattan kopardığı anne ve kardeşini korumaya çalışan Hakan Çakır cinayetleri gibi…

Bunlar sadece küçük bedenlere vurulan bıçak darbeleri değil toplumun vicdanına da vurulmuş bıçak darbeleridir.

Hakan Çakır cinayetindeki failin daha önce kulağını kestiği bir gencin görüntülerini sosyal medyada paylaşması, ellerinde uzun namlulu silahlarla güç gösterisi gibi paylaşımlar  gelecek inşa etmesini beklediğimiz gençliğin nasıl organize suç şebekelerinin nasıl suç oyuncağı haline getirildiğini gösteriyor.

Maalesef sokaklarımızda artık kendisi küçük gölgesi büyük karanlıklar kol geziyor. O küçük bedenlerde gizlenmiş büyük suçlardan bahsediyorum. Elinde bıçak, belinde silah ağzında küfür, dilinde tehdit… Gözlerinde ise cezasızlık algısının verdiği cesaretli bir özgüven…

Dediğim gibi yaşı küçük ancak suçu büyük…

Ve bu durum artık sadece ailelerin değil, bütün toplumun huzur ve güvenliğini tehdit eden bir mesele haline gelmiş durumda.

Yaşadıklarımız sadece çocuklarımızın suça sürüklenmesi değil, aynı zamanda suç örgütleri ve mafyalaşmış çeteler tarafından sistemli bir biçimde suçun parçası haline getirilmesi söz konusu.

Düşünebiliyor musunuz? Daha 14–15 yaşındaki çocuklar mafyavari çetelerin tetikçileri, terör örgütlerinin taşeronları haline getiriliyor. Bu yaşananları görmezden gelmek, sadece bugünümüzü değil; geleceğimizi de karanlığa mahkûm etmek olacaktır.

Gelinen noktada suç örgütleri yaş küçüklüğünü kullanarak çocukları cezasızlık zırhı olarak kullanıyor. Bir çocuğun suç örgütleri tarafından birilerini sindirmek ve korkutmak maksatlı gönderilmesi hatta tetikçi olarak gönderilip işini bitirdikten sonra birkaç yıl sonra “deneyim kazanmış” bir suçlu olarak topluma geri dönüşü sadece hepimiz için bireysel bir dram değil aynı zamanda bir ulusal güvenlik sorunudur.

Eğer bu suç çeteleri kökünden temizlenmez ise ülkemiz Güney Amerika ülkelerinin yaşadığı suç ve çeteleşme kabusuna sürüklenecektir.

Artık burada devletin tam manasıyla bu meseleye el atması gerekiyor. Zira son 20 yılda terörle mücadelede, organize suç şebekelerini çökertmede gösterdiği kararlı duruş ortadadır.

Bugün de aynı kararlılıkla, emniyet güçlerimizin sahadaki mücadelesi, adaletin caydırıcı eli ve MİT’in stratejik istihbarat gücü bir araya getirildiğinde, bu suç çetelerinin çocuk istismarcıların kirli yapıların kökünü kazımak mümkün olacaktır.

MİT, Emniyet ve Adalet bu üç güç tam bir uyumla çalıştığında, sokaklarımızda suç değil; güven hüküm sürerken bu üçlü koordinasyon yalnızca faili değil, azmettirenleri, yönlendirenleri, arkalarındaki yapıları da çökertmeyi sağlayacaktır

Konunun özüne dönecek olursak artık toplumun beklentisi açıktır. ‘’Suçlunun veya suçun yaşına değil, suçun ağırlığına’’ bakılmalıdır.

Toplumun artık adaletten beklentisi cinayet, silahlı gasp, uyuşturucu satıcılığı gibi ağır suçlarda 14 yaş ve üstü gençler, yetişkinler gibi yargılanmalı yetişkinler gibi ceza almalıdır. Zira adaletin vicdani sorumluluğu kadar adaletin gereği, caydırıcılığın da anahtarıdır.

Artık sosyal medyada suç övgüsü “özgürlük alanı” değil suça teşvik alanı olarak değerlendirilmeli, silahla poz verenler, sağda solda kurşunlama görüntüleri paylaşanlar, sokak raconunu öven içerikler ağır cezalandırılmalara maruz bırakılmalıdır.

Zira bugün bir çocuğun silahla gösteri yapmasının silahla sokağa çıkmasının en büyük motivasyonu ‘’sosyal medya ve TV ekranları karşısında övüleceğine, alkışlanacağına ve itibar göreceğine olan inancıdır.’’

Unutmayalım ki “yaşı küçük” düşünülerek hafife alınan her suç, yeni bir mağdurun acısına dönüşürken her evinden çıkan öğrenci, işine giden işçi, çocuğunu okuldan alan anne-baba potansiyel bir hedef haline gelmiş olacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81.maddesi basit ‘’kasten öldürme’’ suçunu düzenlemiştir. Kanunun bu maddesi ‘’bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası’’ ile cezalandırılır, denilmektedir. Bu ceza suçun niteliğine göre değişiklik göstermektedir.

Bu ceza yetişkinler için uygulanabilir olmakla birlikte suç 12-15 yaş aralığındaki kişilerce işlenmiş ise gerek Mattia Ahmet ve gerekse Hakan Çakır’ı bu hayattan koparan 14 yaşlarındaki sokak canilerinin alacağı ceza 7 ila 12 yıl aralığındadır. Yani bu çocuk görünümlü sokak canilerinin bir canı hayattan koparma karşılığında alacağı ceza iyi hal indirimi yapılırsa alt sınırdan sadece ‘’7 yıl’’ yapılmazsa ‘’12 yıl ‘’ yatacak ve çıkacaktır. Maalesef ülkemizde iyi hal indirimi istisna olmaktan çıkarılıp hemen her suçluya iyi hal indirimi uygulandığı için hayatında hiç kravat takmamış takım elbise giymemiş caniler iyi hal indirimi ihtimalini gözeterek hakimin karşısına şık çıkmaya çalışırlarken, mağdurlar bu cezasızlık olgusu karşısında bağırlarına taş basmakla yetinmektedirler. Alt cezadan işlem gören bu sokak canileri  ceza evinden çıktıktan sonra sokak terörüne kaldığı yerden, sokak çeteleri gözünde itibar kazanmış olarak ve sokak terörünü tecrübe etmiş olarak aramızda dolaşmaya devam edeceklerdir.

Gerek Mattia Ahmet Minguzzi gerekse Hakan Çakır gibi bir çok gencimizi hayattan koparan bu çocuk canilerin işlediği büyük suçlar için artık vicdanların değil yasaların, ağır cezaların konuşma zamanı geldiğini düşünüyorum. Devlet olarak bugün yaşı küçük diye acır, hak ettiği cezayı vermezsen bir gün acınacak hale gelirsin!

Cezaevleri yetersizse yeni cezaevleri inşa edilmeli, yasalar yetersizse caydırıcı yeni yasalar çıkartılmalı, sokakta tehlike, başıboş suçlular dolaştırılmamalıdır. Zira zalime merhamet, mazluma ihanettir!

Hepimiz biliriz ki suskunluk, gittikçe büyüyen suç unsurunun en büyük beslenme aracıdır. Bugün bu acıya sesini yükseltmeyenlerin çocukları yarın benzer bir suçun kurban olabilirler.

Demem o ki  bu yaşı küçük canilere ‘’öldürürken büyük gibi davranana ceza alırken küçük’’ gibi davranılmamalıdır.

Yoksa toplum olarak ‘’bu nasıl adalet’’ sorusunun, yitip giden canlar sorununun altında ezilir, ‘’ adalet üşümesi’’ yaşamaya devam ederiz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Narsist misin Ego’lu mu?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.