Zekâ, Yetenek ve Beceri…
Başarıda hedefe varmanın üç sırrı…
Bunlar hedefe giden yolun olmazsa olmazları…
Düne kadar iki eksiğimizden biri bir işi sonuna kadar götürememe yani hercai karakterimizdi.
Diğeri ve daha önemlisi ise akıl küplerimizi nadiren bulunan ‘’ Deha’’ larımızı bulup gün yüzüne çıkarma, devletimizin geleceği için bir nakış gibi işleme, cam biblo gibi şekillendirme eksikliğimizdi.
Nasıl ki denizden çıkarılıp işlenmeyen bir inci, mücevher piyasasında rekabetin parçası olamıyorsa ortaya çıkarılamayan ve işlenmeyen bir Deha’da ulusal ve uluslararası sistemde rekabetin bir parçası olamaz, olması da mümkün değildir.
Doğrudur…
Dünlere kadar kendimizin kendi potansiyelimizin farkında olamadık. Düne kadar devleti bir vesayet aracı yapan ‘’ batı değerlerine teşne’’ bir kesim bize ait bir hikâyenin var olduğunu hatırlatmadı.
Artık bu ülke kendi değerlerinden kendi hikayesini yazacak dehalar çıkartmaya başladı ve daha fazla çıkarmak zorunda.
Zira ne dehasını bir daha kaybetme lüksü var ne de geri getirilemeyen zamanı kaybetme lüksü…
Zira önümüzdeki Türk çağına damga vuracak dehaları kendi bünyesinde harmanlayarak rekabete hazırlamalı, evrenin durdurulması imkânsız inovasyonuna ülke adına bir şeyler katmalıdır.
Maalesef düne kadar ülke olarak başkalarına bakarak hep umsunduk. Bunları yaşarken bir yandan var olan yetenek ve potansiyelimizi küçümseyip bizden bir şey olmaz dedik. Kendimize, kendi kadim geçmişimize var olan potansiyelimize hiçbir zaman inanmadık. Akıl ve yeteneği bunların ürettiği büyük vizyon ve dönüşümleri başka milletlere bahşedilen bir beşerî fıtrat olarak algıladık.
Belki de bize öyle algılamamız gerektiği söylendi.
Bir şeyler yapmaya kalkanları bir şeyler yapmayı düşünenleri çevremizden soyutladık. Bunların içimizdeki kabiliyet ve potansiyelin dışa vurumu olduğunu anlayamadık.
Beşerî geleceğimiz için en önemli şey en büyük sermayemiz olacak inci değerindeki bu çocukları bulup çıkarmak. Daha iyi bir gelecek için her kademede bu çocukları ülkenin hizmetine hazırlamak…
Çünkü gelecek, bu üstün kabiliyetli çocuklara dönük çabalarla şekillenecek, ete kemiğe bürünecek.
Zira gençleri bugünlerde hayata nasıl hazırladığınız, gelecekte bu gençlerle nasıl bir ülke hayal ettiğinizin de ip uçlarını verir.
Eğer onları alıp kabiliyet ve ilgi alanları ölçüsünde bir yerlere monte eder “devlet başa” derseniz bir cihan devleti kurarsınız. Yok “kuzgun leşe” der elinizdeki en güçlü değerleri, yerinde ve yeterince kullanmamış olursanız başka devletlerin sizinle rekabet edecek alanlarında boşluk yaratır geleceğinizi heba etmiş olursunuz.
Üstün akıl ve kabiliyet çok önemli bir yetidir. Ancak bunların farkına varabilip değerlendirerek devlet hizmetine monte edebilmek daha ayrı bir şey, ayrı bir meziyettir.
Osmanlı’yı en geniş sınırlarına ulaştıran Kanuni bir ifadesinde, “46 sene cihana hükmettim. Şimdiye kadar ne yaptın derseniz, 3 önemli şey yaptım, ikisi devlet sırrıdır söylenmez ama…’’ Üçüncüsü için Mimar Sinan’ı Kayseri Ağırnas köyünden, Şair Baki’yi Bursa’dan, Sokullu Mehmet Paşa’yı Bosna’nın Sokoloviç kasabasından bulup devlete kazandırdığını bu sayede devleti ayakta tutmakla kalmayıp devleti en geniş sınırlarına ulaştırdığını, ifade etmiştir.
İstanbul’u birçok millet fethetmek istedi. Ama Fatih’e nasip oldu. Fatih, zeki bir o kadar yetenekli önemli bir dehaydı. İyi yetiştirildi. Doğu ve batı ilimlerini iyi tahsil etti. Bunlar akıl, yetenekle ve bilgi ile harmanlanınca ortaya bir deha çıktı. Ve İstanbul kendiliğinden düştü.
Şunu unutmamak gerekiyor.
Bu devlet bugüne kadar yetenekli ve akıllı dehaların devlete kazandırılmasıyla ayakta durmuş ve büyümüştür.
Bugün festival havasında ülkenin çeşitli bölgelerinde halkın ayağına götürülen ‘’ Teknofset’’ gibi girişimler gizli ve atıl bekleyen dehaları gün yüzüne çıkartıp özel sektör veya devlet fark etmez ülke hizmetine alıp yetiştirmek bu hedef için iyi bir örnek olduğu gibi önemli bir çabadır.
Yeter ki ülkem yücelsin fikriyatıyla hedefe birlikte koşmak için kim olduğunuzun hangi fikre, hangi yaşam tarzına sahip olduğumuzun bir önemi yoktur.
Önemli olan devleti ve milleti için katma değer üretecek bu gibi çabalara sahip çıkmak, büyük yürüyüş güzergahında ‘’ kızıl elma’’ için yürünen kutlu hedefi desteklemektir.
Engel, Zihinlerdedir…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.