Yazar / Siyaset Bilimci / Siyaset Analisti
Beklemek, hiçbir şey yapmadan zamanı veya zamanını beklemek bazen çok uğraşmana rağmen elde edemeyeceğin olağandışı fırsatlara kapı aralayabilir.
Buna siyaset sosyolojisinde ‘’ stratejik sabır’’ diyoruz.
Özellikle zamanla ilgili takıntılarınız varsa bazı şeyleri gerçekleştirmede aceleci davranır yaşanabilecek şeylerin size ne bedeller ödetebileceğini düşünmeden biran içinde olup bitmesini istersiniz.
Ancak koşulların sıcaklığı ile aceleciliğinizin ve ergen formlu arzularınızın yön tabelanızda meydana gelebilecek hafif bir oynama ile size yanlış gösterilen istikamete doğru götürdüğünün farkına vardığınızda, aslında gelecekle ilgili hayallerinizi veya uhdelerinizi sonu çileli bitebilecek uzun bir çöl yolculuğuna mahkûm etmiş olduğunu anladığınızda iş işten geçmiş olacaktır. Kendiniz için ne olacağını kestiremediğiniz veya kestirilemeyen bir meçhule zemin hazırlamış olursunuz.
Tıp literatüründe ‘’prematüre doğum’’ diye bir tıbbi kavram vardır. Bu kavram zamanından erken gelişen riskli bir oluşumu zamansız bir doğumu ifade eder.
Buradan şuraya gelmek istiyorum. Yakın zamanda siyasi kulislerde siyasi arenanın yeni bir partinin doğumuna gebe olduğunu yakın zamanda prematüre bir doğuma tanıklık etmek üzere olduğumuz konuşuluyor.
Bu prematüre doğum, mutlak butlan kararı ile istinaf mahkemesince iptal edilen CHP’nin 38.kurultayı ile iş başına gelen eski genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu 38.kurultayın mevcut delegeleri ile bir an önce kurultay kararı almaması halinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun birlikte siyaset arenasına hazırladıkları yeni ‘’İstiklal Parti’’ olarak doğuma hazırlanıyor olmasıdır.
Daha önce de benzer şekilde siyasette başarılı olmuş büyük partilerden mitozlanarak oluşan çeşitli partiler kuruldu.
Mesela, AK Partiden ayrılan Abdullatif Şener’in kurduğu Türkiye Partisi, CHP’den ayrılan Emine Ülker Tarhan’ın kurduğu ANA Parti, yine AK Parti’den ayrılan Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek partisi ve Ali Babacan’ın DEVA Partisi bunlardan sadece birkaç tanesi…
Siyasal teşekkül olarak yapılanmak, 41 ilde teşkilatlanmak İl, İlçe teşkilatlanmalarını oluşturmak partiyi seçimlere hazır hale getirmek elbette kolay bir çaba değil.
Hadi bunları geçtik daha zor olanı siyasi arenada kalıcı olmak partinin siyasi varlığını uzun vadeli sürdürebilmesi gerekir. Bunun için siyasi atmosferin uygun olması erken prematüre doğumun büyümesi ve yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi için toplumsal koşulların büyümeye elverişli olması gerekir.
Daha da önemlisi çeyrek asırdır duvardaki tozlanmış olmasına rağmen hala etki gücüne sahip rakibin için yeni doğan çocuğun, kulağına bu senin hasmın telkinlerini fısıldadığın, başını okşarken geleceği ile ilgili adına büyük hayaller kurduğun zamansız doğan bu çocuğun, duvardaki o lider portresini o duvardan kazıyabilmesi için donanım, kabiliyet ve entelektüel kapasiteye sahip olabilmesi gerekir.
Erken siyasal bir doğumun prematüre de olsa sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi için;
– Mevcut siyasal iktidarda; ‘’kronik yorgunluk’’ semptomatiğinin belirginleşmiş olması,
– Reel eko-politiğin; vatandaşın ‘’yaşam aktivitesini tamamıyla ortadan kaldıracak’’ koşullara evrilmiş olması,
– Mevcut ‘’ Erdoğan eksenli lider potansiyel etkinin’’ vatandaşı artık ikna edebilme kabiliyetinden uzaklaşmış olması,
– Yeni doğan bu siyasal organizmada lider olarak ortaya çıkacak siyasal figürlerin (Özel-İmamoğlu), Erdoğan gibi bir siyasi liderin üzerine çıkması ‘’ikna kabiliyeti ve hitabeti yüksek bir retorik rezerve’’ sahip olması gerekir.
Peki Özgür Özel veya Ekrem İmamoğlu ikilisinde var mı böyle bir potansiyel?
Öncelikle belirtmeliyim ki İmamoğlu gibi vasat ve şaibeli birinden talimat alan kişiden lider olamaz. Liderin; donanımı, feraseti ve toplumu ikna-etki gücüyle toplumu peşinden sürüklemesi ülkeye yeni koşullar getirerek mevcut koşulları değiştirmesi gerekir.
Koşullar deyince Ak Parti’nin kurulduğu 14 Ağustos 2001 Ağustos öncesini hatırlayalım:
Ekonomik krizler, 7500’lere ulaşan gecelik faizler, askeri, yargı ve medya vesayeti karşısında siyasetin ve dolayısıyla politik kişiliklerin yetersizlikleri, çeteler, banka hortumcuları, terör karşısındaki devletin zafiyetleri ve saymakla bitiremeyeceğimiz daha onlarca sebep vardı.
Tüm bu sebepler o günün koşullarında yaşanan gerçeklerdi ve AK Parti bu koşullar içerisinde kuruldu ve şekillendi. Ve yaklaşık 1 yıl sonra iktidara gelmesinin en önemli sebepleriydi bu olumsuz koşullar.
Bugün gelinen noktada ülke koşulları ekonomik perspektiften bakıldığında önemli ekonomik sorunların olduğu yadsınamaz. Ancak ekonomi tek başına etkili olsaydı 2023 seçimleri de 6’lı masa ile kazanılır 2024 yerel seçimleri 2023’ün artçısı olurdu.
Ayrıca ülkenin en eski siyasi partisi olan CHP’den koparak yeni kurulacak Özel-İmamoğlu ikilisinin ‘’ İstiklal Partisi’’ CHP’nin lider eksenli değil kimlik eksenli parti olduğu düşünüldüğünde bir İYİ Parti veya diğer küçük partilerden daha öteye geçemeyeceği görülmelidir.
Bizden söylemesi zira zamansız prematüre doğumlar genellikle risklidir.
İçimizdeki Uzaklar…